Selamün aleyküm, Allah’ın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun.
Bugün sizinle, başkalarını sevmeden önce halletmemiz gereken o büyük meseleyi konuşmak istiyorum: Kendimizi sevmek ve kendimize değer vermek. Peki, biz neden sahip olduğumuz onca nimete rağmen bir türlü tam anlamıyla şükredemiyoruz? Cevabı aslında çok basit ama bir o kadar da acı: Çünkü gözümüz hep yukarıda. Hep bizden daha zengin, daha başarılı, daha popüler olanlara bakıyoruz. Onların hayatlarındaki "vitrinlere" bakıp, kendi "mutfağımızdaki" bereketin farkına varamıyoruz.1. Bakış Açımızı Değiştirmek
Eğer kendimize gerçekten değer vermek istiyorsak, bakış açımızı 180 derece çevirmeliyiz. Peygamber Efendimiz’in (sav) tavsiye ettiği gibi; dünyalık konularda bizden daha aşağıda olanlara bakmalıyız.
Bugün rahatça kahvaltını yapabiliyorsan, cebinde bir telefonun varsa, okuluna gidebiliyorsan aslında dünyanın büyük bir kısmından daha zenginsin demektir. Bugün Filistin’de, Doğu Türkistan’da ya da dünyanın mazlum coğrafyalarında bir bomba sesi duymadan uyuyabilen her çocuk için "huzur" en büyük lükstür. Biz bu huzurun içinde yaşarken, neden hala "neden o araba bende yok?" diye kendimizi yiyoruz?
2. Kendini Sevmek, Emanete Sahip Çıkmaktır
Kendini sevmek; kibrin pençesine düşmek değil, Allah’ın sana verdiği o eşsiz ruh ve beden emanetine saygı duymaktır.
Kendini seven insan, kendine zarar verecek (sigara, kötü alışkanlık, haram) şeylerden uzak durur.
Kendini seven insan, potansiyelini bilir ve "ben yapamam" demek yerine, "Allah bana bu aklı ve gücü verdiyse bir yolu vardır" der.
İmanımızı tazelemek için her an dile getirdiğimiz o muazzam sözü hatırlayalım: "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh." Bu söz sadece bir zikir değil, aynı zamanda "Benim sahibim Allah’tır ve ben O’nun katında değerliyim" beyanıdır.
3. İyilik Küçük Bir Adımla Başlar
"Ben çok kötüyüm, benden bir şey olmaz" diyerek pes etmek, şeytanın bir oyunudur. Herkesin ikinci bir şansı vardır ve Allah tevbe kapısını son ana kadar açık tutar.
Konuşma tarzını biraz daha güzelleştir.
Giyiminde, tavrında Allah’ın razı olacağı küçük bir değişiklik yap.
Başkalarının seni takdir etmesini beklemeden önce, sen kendi çabanı takdir et.
Unutmayın; biz başkalarıyla yarışmak için değil, kendimizin "en iyi hali" olmak için bu dünyaya gönderildik. Allah bizi affetmeye bu kadar hazırken, biz neden kendimize bu kadar acımasız davranıyoruz?
Gelin bugün bir karar verelim: Başkalarının hayatlarını dikizlemeyi bırakıp, kendi avucumuzdaki nimetlerin kokusunu içimize çekelim. Şükür, huzurun en kısa yoludur.
Dost Yurdu

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Yazma Kuralları !
1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya
2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.
3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.
4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.
5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.
6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..
Dost Yurdu Radyo