Sayfalar

Yararlı Sayfalar

13 Mart 2026 Cuma

Ne Üstün ne Aşağı: İnsan Olmanın Dengesi ve Tevazu

 Selamün aleyküm kıymetli dostlar,

Ne Üstün ne Aşağı: İnsan Olmanın Dengesi ve Tevazu
Bugün sizlerle insanın en büyük imtihanlarından biri olan "kendini konumlandırma" meselesi üzerine dertleşmek istiyorum. Etrafınıza bir bakın; bazı insanlar kendilerini ulaşılmaz bir dağın tepesinde görürken, bazıları ise yerin yedi kat dibindeymiş gibi bir eziklik içinde yaşıyor. Oysa gerçek huzur, ne o tepede ne de o çukurda; gerçek huzur tam ikisinin ortasında, yani dengededir.

1. Üstünlük Hissinin Gizli Tuzağı

Bir konuda çok iyi olduğumuzda; bir sanatı harika icra ettiğimizde, ticarette başarılı olduğumuzda veya zekamızla ön plana çıktığımızda hemen bir "ben" duygusu kaplar içimizi. "Ben yaptım, ben kazandım, ben başardım..." deriz. Oysa durup bir düşünmek gerek:

Başarı dediğimiz şey; Allah’ın sonsuz rahmeti, bize bahşettiği akıl ve sağlık, bizim gösterdiğimiz cüzi çaba ve biraz da nasibin (şansın) bir araya gelmesidir. Bunlardan biri eksik olsa, o başarı gelmezdi. Öyleyse, başkalarına yukarıdan bakmak, aslında başkasının verdiği bir emanetle gösteriş yapmaya benzer. Unutmayın; başkalarının yapamadığı bir şeyi sizin yapıyor olmanız, sizin "daha iyi bir insan" olduğunuzu değil, o konuda "daha çok imkanlandırıldığınızı" gösterir.

2. Aşağılık Kompleksi: Emanete Haksızlık

Diğer taraftan, "Ben hiçbir şey beceremem, herkes benden daha iyi" demek de en az kibir kadar tehlikelidir. Neden mi? Çünkü Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de insanın "En güzel biçimde (Ahsen-i Takvim)" yaratıldığını müjdelemiştir. Kendini sürekli kötülemek ve ezik görmek, Allah’ın o muazzam sanatını ve yarattığı potansiyeli inkar etmektir.

Eğer bir alanda berbat olduğunuzu düşünüyorsanız, belki de henüz sizin için takdir edilen uzmanlık alanını keşfetmemişsinizdir. Ya da belki de "elinden gelenin en iyisini yapma" noktasında biraz eksik kalmışsınızdır. Şunu asla unutmayın: Allah bir kavmin durumunu, onlar kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe değiştirmez. Kendinizi suçlamak yerine, değişime kendinizden başlayın.

3. Altın Kural: İtidal ve Tevazu

İslam’ın özü dengedir. Aşırı gurur kalbi kararttığı gibi, aşırı özgüvensizlik de iradeyi felç eder.

  • İyilik mi geldi? "Elhamdülillah, Rabbimin lütfudur" deyin ve mütevazı kalın.

  • Kötülük mü geldi? "Bu bir imtihandır veya benim hatamdır" deyin, üstesinden gelmek için gayret edin ama kendinizi paralamayın.

Sonuç olarak;

Sadece mütevazı olun. Mütevazı insan, kimseyi kendinden küçük görmediği için huzurludur; kimseden de kendini küçük görmediği için vakarlıdır. Her şeyin Allah'tan geldiğini bilen bir kalp, başarıda şımarmayacağı gibi başarısızlıkta da yıkılmaz.

Dünya sahnesinde rollerimiz farklı olabilir; kimi zengin kimi fakir, kimi alim kimi talip... Ama perde kapandığında hepimiz aynı toprağa döneceğiz. Önemli olan, bu kısa sahnede "mutlu ve mütevazı" bir kul olarak kalabilmektir.

Dost Yurdu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yazma Kuralları !

1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya

2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.

3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.

4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.

5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.

6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..

Dost Yurdu Radyo