.: Günün Ayeti :. .: Günün Hadis-i Şerf-i :. .: Günün Sözü :.
     
"Dost Yurdu Radyo, kesintisiz İslami sohbetler, ilahiler ve huzur veren yayınlarıyla 7/24 yanınızda. İslami paylaşımlarımız ve canlı yayınlarımızla gönül köprüleri kuruyoruz."
Şu An Yayında: Yükleniyor...
Winamp, iTunes Windows Media Player Real Player QuickTime Stream Proxy
Dost Yurdu Radyo,İslami Radyo,dini radyo,ilahiler,ezgiler,sohbetler,canlı radyo, dini radyo, dursun ali erzincanlı, abdurrahman önül,eşref ziya,en güzel ilahiler, ezgiler, ilahi dinle, islam, islam radyoları, islami radyo, marşlar, online ilahi dinle, radyo, radyo islam, şiirler, ,canlı radyo, dini radyo, dursun ali erzincanlı, en güzel ilahiler, ezgiler, ilahi dinle, islam, islam radyoları, islami radyo, marşlar, online ilahi dinle, radyo, radyo islam, şiirler, ümmetin sesi,,Dini Radyolar,Radyo Dinle, Canlı Radyo, İlahi Nefesler, İlahiler, İlahi,En güzel ilahilerin yer aldığı çalma listemizden müzikli ve müziksiz ilahi dinleyebilirsiniz,ilahi Radyo Canlı Dinle, güncel yayını ,bedava mobil ilahi Radyo, Kesintisiz Dinle ,online ilahiRadyo internetten dinleme ,müzik , sitene ekle, Türk radyolarının en çok dinlenen ilahileri bu listelerde,Farklı isimlerden ilahiler,Meydân-ı Aşk,Ateş-i Aşk,Aldanma Dünya Varına,Taştı Rahmet Deryası,Tasavvuf Müziği,Allah Diyelim Daim,İlahilerden Seçmeler,7/24 Dinle .

.: DUYURULAR :.


.: Flatcast Radyoları Kapatılmıştır Yeni Sistem Chat Sayfamıza Canlı Yayına Tıklayıp Girebilirsiniz:.
Lütfen Canlı Yayın Resmine Tıklayınız

.: KURALLAR :.


.: Lütfen Okuduğumuz Yazılara
Yorum Yapalım Tavsiye Edelim
Dostlarımızın Arkadaşlarımızın
Okumalarını Sağlayalım:.


DOST YURDU RADYO      BURAYA TIKLAYIP YENİ BİR SAYFA AÇABİLİRSİNİZ
Sitemiz En Güzel Crome Tarayıcıda Görünmektedir
2013 yılında yayın hayatına giren sitemizde şu ilkeleri benimsedik:

1. Gâyemiz Allah rızası ve Yüce İslam dinine elimizden geldiğince hizmettir.
2. Hedef kitlemiz öncelikle çocuklar, tüm Müslüman kardeşlerimiz ve diğer insanlardır.
3. Dini oyunlar, ilahiler ve çeşitli etkinliklerle din derslerinin daha eğlenceli ve verimli geçmesi bir diğer hedefimizdir.
4. Sitemizdeki tüm içeriklere herkesin ücretsiz ve üyeliksiz ulaşması amaçlanmıştır.
5. Blogger üzerinden yayın yapan sitemiz asla reklama yer vermemeyi birinci yöntem olarak seçmiştir.
6. Kullandığımız tüm İslami bilgilerin sahih İslam kaynaklarına dayanmasına azami özen gösterilmektedir.
7. Sitede bulunan içeriklerde kullanıcılar tarafından sahih dini bilgilere ve insan haklarına aykırı görülen içerikler hemen silinecektir.
8. En büyük sermayemiz ve tek gelirimiz siz değerli dostların bir hayır duasıdır.

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır.

Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır.

” Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)
Hadis-i şerifte: "Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadis hıfzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşreder.... Ben de kıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum" buyurulmuştur. 1- Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. (Buhârî, İ lm, 12; Müslim, Cihâd, 6.) 2- İslâm, güzel ahlâktır. (Kenzü'l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225) 3- İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16) 4- Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. (Tirmizî, Birr, 55) 5- Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. (Tirmizî, İlm, 14.) 6- Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) (Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.) 7- Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. (Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat, 1/275; Beyhakî,.) 8- İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır. (Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58). 9- Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. (Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.) 10- (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme. (Tirmizî, Birr, 58.) 11- İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür. (Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6. ) 12- (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi. (Müslim, İ mân, 95 ) 13- Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir. (Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.) 14- İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. (Tirmizî , Fedâilü'l-Cihâd, 12.) 15- Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. (İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta', Akdıye, 31.) 16- Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. (Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.) 17- Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.) 18- İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız. (Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu'l-Kıyâme, 56.) 19- İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. (İbn Mâce, Ruhûn, 4 .) 20- Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz. (Tirmizî, Cum'a, 80.) 21- Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır. (Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.) 22- ( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. (Tirmizî, Birr, 36.) 23- Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.) 24- Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir. (Tirmizî, Birr, 3.) 25- Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası. (İbn Mâce, Dua, 11.) 26- Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez. (Tirmizî, Birr, 33.) 27- Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “ Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur. (Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.) 28- Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir. (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66) 29- Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. (Tirmizî, Radâ', 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50. Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.) 30- Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben ( Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim. (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141) 31- Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz. (Buhârî, Edeb, 57, 58.) 32- (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu. (Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144) 33- Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75) 34- Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.) 35- Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. (Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78) 36- Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir. (Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.) 37- İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.) 38- Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.) 39- Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır. (Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.) 40- Bizi aldatan bizden değildir. (Müslim, Îmân, 164.)

18 Nisan 2026 Cumartesi

Dijital Labirentte Gençlerimizi Korumak: İslami, Milli, Vicdani ve Ailevi Bir Seferberlik Çağrı

Dijital devrim, insanlık tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini tetiklerken, gençlerimizi de daha önce hiç karşılaşmadıkları karmaşık ve tehlikeli bir labirentin içine fırlattı. Akıllı telefonlar, sosyal medya ve çevrimiçi oyunlar, bilgiye erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda mafya, çeteler, dış mihraklar, din ve millet düşmanları gibi kötü niyetli odakların gençlerimizi esir alma, manipüle etme ve karanlık emellerine alet etme girişimleri için yeni ve görünmez alanlar yarattı. Bu dijital labirentte gençlerimizi korumak, sadece siber güvenlik önlemleriyle sınırlı kalamaz; topyekûn bir seferberlik gerektiren, İslami, milli, vicdani ve ailevi boyutları olan bir varoluş mücadelesidir.

1. İslami Bakış Açısı: Emaneti Korumak ve Doğru Yolu Göstermek

İslam dinine göre, çocuklar ve gençler, anne babalara ve topluma verilmiş en kutsal emanetlerdir. Bu emaneti korumak, onları sadece fiziksel tehlikelerden değil, manevi ve ahlaki yozlaşmadan da korumayı gerektirir. Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun..." (Tahrim Suresi, 6. Ayet)

Bu ayet, ebeveynlerin çocuklarını her türlü kötülükten koruma sorumluluğunu en net şekilde ortaya koymaktadır. Dijital çağda bu sorumluluk, çocukların internet ve sosyal medya kullanımını denetlemeyi, onları uygunsuz içeriklerden korumayı ve onlara dijital ahlakı öğretmeyi de kapsamaktadır.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de gençlerin eğitimi ve korunması üzerinde önemle durmuştur:

"Çocuklarınıza ikram edin ve onları en güzel şekilde terbiye edin." (İbn Mace, Edeb, 3)

Gençlerin dijital dünyada doğru yolu bulmaları için onlara güçlü bir manevi temel ve ahlaki pusula kazandırmak hayati önem taşır. İslam'ın dürüstlük, adalet, şeffaflık, merhamet ve sorumluluk gibi temel değerleri, gençlerin dijital labirentte manipülasyonlara ve kötü niyetli odakların tuzaklarına karşı dirençli olmalarını sağlayacaktır.

Dış mihraklar, din ve millet düşmanları, genellikle gençlerin dini ve milli duygularını istismar ederek veya onları dini ve milli değerlerden kopararak esir alma yoluna giderler. Bu noktada, gençlere sahih dini bilgi ve güçlü bir milli bilinç kazandırmak en büyük koruma kalkanı olacaktır. Kur'an-ı Kerim'de, akıl ve iradenin kullanılması, bilgiye önem verilmesi ve manipülasyonlara karşı uyanık olunması sıkça vurgulanır:

"(Ey Muhammed!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alır." (Zümer Suresi, 9. Ayet)

Gençlerin dijital dünyada karşılaştıkları bilgileri sorgulamayı, kaynaklarını araştırmayı ve eleştirel düşünmeyi öğrenmeleri, onları manipülasyonlara karşı koruyacaktır.

Dijital Labirentte Gençlerimizi Korumak: İslami, Milli, Vicdani ve Ailevi Bir Seferberlik Çağrı
2. Milli Bakış Açısı: Geleceği İnşa Etmek ve Vatanı Savunmak

Gençler, bir milletin geleceğidir. Onların dini ve milli değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, donanımlı bireyler olarak yetişmesi, o milletin bekasının en büyük teminatıdır. Dış mihraklar, mafya ve çeteler, genellikle gençlerin vatanseverlik duygularını istismar ederek veya onları vatan ve millet düşmanı örgütlere devşirerek Türkiye'nin birliğini ve beraberliğini hedef alırlar.

Dijital çağda milli mücadele, gençlerin dijital dünyada milli bilincini güçlendirmeyi, onları vatan ve millet düşmanlarının siber saldırılarına ve manipülasyonlarına karşı korumayı da gerektirir. Bu noktada, gençlere Türkiye'nin tarihini, kültürünü, değerlerini ve karşı karşıya olduğu tehditleri doğru bir şekilde anlatmak hayati önem taşır.

Gençlerin dijital dünyada Türkiye'nin çıkarlarını savunmayı, milli birlik ve beraberliği pekiştirmeyi öğrenmeleri gerekir. Onlar, siber vatanın koruyucuları olarak, siber zorbalığa, sahte haberlere, dezenformasyona ve vatan haini örgütlerin dijital propagandasina karşı uyanık olmalıdırlar.

"Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin..." (Âl-i İmrân Suresi, 103. Ayet)

Bu ayet, milli birlik ve beraberliğin önemini en güçlü şekilde ortaya koymaktadır. Gençlerin dijital dünyada parçalanıp bölünmeye karşı durmaları, milli birlik ve beraberliği pekiştirmeleri, Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşır.

3. Vicdani Bakış Açısı: Adaleti Savunmak ve Merhameti Yaymak

Vicdan, insanı doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt etmeye yönlendiren içsel bir pusuladır. Gençlerin vicdani duygularını güçlendirmek, onları dijital labirentte manipülasyonlara ve kötü niyetli odakların tuzaklarına karşı dirençli olmalarını sağlayacaktır.

Mafya ve çeteler, genellikle gençlerin adalet duygularını istismar ederek veya onları haksız kazanç ve güç hırsına yönlendirerek karanlık emellerine alet ederler. Dış mihraklar, din ve millet düşmanları, genellikle gençlerin merhamet duygularını istismar ederek veya onları nefret ve düşmanlığa yönlendirerek Türkiye'nin birliğini ve beraberliğini hedef alırlar.

Gençlerin dijital dünyada adaleti savunmayı, merhameti yaymayı, siber zorbalığa, nefret söylemine ve ayrımcılığa karşı durmayı öğrenmeleri gerekir. Onlar, vicdanlarının sesini dinleyerek, dijital dünyada karşılaştıkları bilgileri ve eylemleri sorgulamalı, etik dışı davranışlardan kaçınmalıdırlar.

"Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya vermeyi emreder. Çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar..." (Nahl Suresi, 90. Ayet)

Bu ayet, adaletin, iyiliğin ve ahlakın önemini en güçlü şekilde ortaya koymaktadır. Gençlerin dijital dünyada vicdanlarının sesini dinleyerek, adaleti ve iyiliği yaymaları, fenalıktan ve azgınlıktan kaçınmaları, Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşır.

İslami, Milli, Vicdani ve Ailevi Bir Seferberlik Çağrı4. Ailevi Bakış Açısı: Kaleyi Korumak ve Güvenli Bir Liman Olmak

Aile, bir toplumun en küçük ama en güçlü birimi, bireyin sığınağı ve değerlerin aktarıldığı ilk okul olmuştur. Dijital çağda ebeveynler, çocuklarını her türlü kötülükten koruma sorumluluğunu en net şekilde ortaya koymaktadır.

Mafya, çeteler, dış mihraklar, din ve millet düşmanları, genellikle gençlerin aile içi iletişim eksikliklerini ve duygusal boşluklarını istismar ederek veya onları ailelerinden kopararak esir alma yoluna giderler. Bu noktada, ebeveynlerin çocuklarıyla açık ve dürüst bir iletişim kurmaları, onlara güçlü bir duygusal destek ve güvenli bir liman olmaları hayati önem taşır.

Ebeveynler, çocuklarının internet ve sosyal medya kullanımını denetlemeli, onları uygunsuz içeriklerden korumalı ve onlara dijital ahlakı öğretmelidir. Onlar, çocuklarıyla dijital cihazlar dışında da kaliteli zaman geçirmeye özen göstermeli, onlarla oyun oynamalı, kitap okumalı, doğada yürüyüşe çıkmalı ve sohbet etmelidir.

"Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz..." (Buhari, Cum'a, 11)

Bu hadis, ebeveynlerin çocuklarını koruma sorumluluğunu en net şekilde ortaya koymaktadır. Ebeveynler, dijital çağda bu sorumluluğu en güçlü şekilde yerine getirerek, çocuklarını her türlü kötülükten korumalıdır.

5. Topyekûn Bir Seferberlik Çağrı: Güçlerimizi Birleştirmek

Gençlerimizi dijital labirentte mafya, çeteler, dış mihraklar, din ve millet düşmanlarının esiri olmaktan kurtarmak, sadece ebeveynlerin veya devletin sorumluluğu değildir. Bu, topyekûn bir seferberlik gerektiren, İslami, milli, vicdani ve ailevi boyutları olan bir varoluş mücadelesidir.

Devlet: Siber güvenlik önlemlerini artırmalı, yasal düzenlemeleri güçlendirmeli, gençlere dijital okuryazarlık eğitimi vermeli ve onlara sahih dini bilgi ve güçlü bir milli bilinç kazandırmak için çalışmalar yapmalıdır. Okullar: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik eğitimini müfredata entegre etmeli, gençlere eleştirel düşünme ve bilgi sorgulama becerileri kazandırmalı ve onlara İslami, milli, vicdani ve ailevi değerleri öğretmelidir. Medya: Gençlere yönelik uygunsuz içeriklerin yayılmasını önlemeli, gençlere dijital ahlakı ve doğru internet kullanımını öğretmeli ve onlara Türkiye'nin tarihini, kültürünü, değerlerini ve karşı karşıya olduğu tehditleri doğru bir şekilde anlatmalıdır. Sivil Toplum Kuruluşları: Gençlere yönelik dijital okuryazarlık, siber güvenlik ve değerler eğitimi programları düzenlemeli, gençlerin dijital dünyada Türkiye'nin çıkarlarını savunmalarına destek olmalı ve onlara milli birlik ve beraberliği pekiştirmeleri için çalışmalar yapmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı: Gençlere yönelik sahih dini bilgi ve güçlü bir milli bilinç kazandırmak için çalışmalar yapmalı, gençlerin dijital dünyada karşılaştıkları dini manipülasyonlara karşı uyanık olmalarını sağlamalı ve onlara dijital ahlakı öğretmelidir.

Sonuç: Geleceği İnşa Etmek ve Vatanı Savunmak

Dijital çağda gençlerimizi korumak, sadece siber güvenlik önlemleriyle sınırlı kalamaz; topyekûn bir seferberlik gerektiren, İslami, milli, vicdani ve ailevi boyutları olan bir varoluş mücadelesidir. Bu mücadelede, Yüce Allah'ın yardımı, Sevgili Peygamberimiz'in (s.a.v.) rehberliği, milletimizin vatanseverliği, vicdanımızın sesi ve ailemizin desteği en büyük koruma kalkanımız olacaktır.

Gençlerimizi dijital labirentte mafya, çeteler, dış mihraklar, din ve millet düşmanlarının esiri olmaktan kurtararak, onları dini ve milli değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, donanımlı bireyler olarak yetiştirmek, o milletin bekasının en büyük teminatıdır. Bu, sadece geçmişi yâd etmek değil, geleceği sevgiyle inşa etmektir.

milli bilinç, aile içi iletişim, dijital ahlak, çeteler ve mafya, dış mihraklar, din düşmanları, vatan sevgisi, çocuk eğitimi, güvenli internet, sosyal medya ve gençler, ayet ve hadislerle gençlik, manevi kalkan

Dost Yurdu

#gençlerimizikorumak #dijitalçağ #maneviyat #islami #milli #vicdani #aile #sibergüvenlik #dijitalahlak #vatansevgisi #çocukgelişimi #güvenliinternet #ayet #hadis #manevikalkan #blogger #türkiye

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Yazma Kuralları !

1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya

2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.

3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.

4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.

5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.

6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..

Dost Yurdu Radyo

Popüler Yayınlar

Hadis-i şerifte: "Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadis hıfzediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşreder.... Ben de kıyamet gününde ona şahid ve şefaatçi olurum" buyurulmuştur. 1- Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. (Buhârî, İ lm, 12; Müslim, Cihâd, 6.) 2- İslâm, güzel ahlâktır. (Kenzü'l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225) 3- İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez. (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16) 4- Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran. (Tirmizî, Birr, 55) 5- Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. (Tirmizî, İlm, 14.) 6- Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez) (Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.) 7- Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur. (Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat, 1/275; Beyhakî,.) 8- İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır. (Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58). 9- Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. (Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.) 10- (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme. (Tirmizî, Birr, 58.) 11- İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür. (Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6. ) 12- (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi. (Müslim, İ mân, 95 ) 13- Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir. (Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.) 14- İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. (Tirmizî , Fedâilü'l-Cihâd, 12.) 15- Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur. (İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta', Akdıye, 31.) 16- Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. (Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.) 17- Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.) 18- İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız. (Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu'l-Kıyâme, 56.) 19- İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. (İbn Mâce, Ruhûn, 4 .) 20- Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz. (Tirmizî, Cum'a, 80.) 21- Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır. (Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.) 22- ( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır. (Tirmizî, Birr, 36.) 23- Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar. (Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.) 24- Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir. (Tirmizî, Birr, 3.) 25- Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası. (İbn Mâce, Dua, 11.) 26- Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez. (Tirmizî, Birr, 33.) 27- Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “ Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur. (Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.) 28- Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir. (Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66) 29- Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. (Tirmizî, Radâ', 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50. Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.) 30- Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben ( Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim. (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141) 31- Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah'ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz. (Buhârî, Edeb, 57, 58.) 32- (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu. (Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144) 33- Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75) 34- Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden yada affedilmedikçe) cennete giremezler. (Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.) 35- Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. (Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78) 36- Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir. (Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.) 37- İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.) 38- Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur. (Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.) 39- Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır. (Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.) 40- Bizi aldatan bizden değildir. (Müslim, Îmân, 164.)