Kuşatmanın Perde Arkası: Genç Bir Sultanın Kızıl Elma İdeali
1451 yılında Osmanlı tahtına ikinci kez çıkan Sultan II. Mehmed, henüz 19 yaşında genç bir hükümdardı. Avrupalı devletler onun tecrübesizliğini bir avantaj olarak görse de, genç sultanın zihninde tek bir hedef vardı: Konstantiniyye. İslam peygamberinin "Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur" müjdesine nail olmak, genç padişahın en büyük Kızıl Elma'sıydı. Bu hedef doğrultusunda tahta çıkar çıkmaz diplomatik ve askeri hazırlıklara başladı. Bizans’ı arkadan saracak olan Rumeli Hisarı (Boğazkesen) beş ay gibi kısa bir sürede inşa edildi. Macar döküm ustası Urban’a, surları yerle bir edecek devasa "Şahi" topları döktürüldü. Sultan Mehmed, sadece bir askeri lider değil, mühendislik dehasını konuşturan bir stratejist olarak savaşa hazırlanıyordu.
Fethin Müjdesi Olan Hadis-i Şerif: "Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur." (Müsned, IV, 335; el-Câmiu’s-Sağîr, IV, 121)
Aşılmaz Denen Surlar ve Bizans’ın Son Savunması
Konstantiniyye, yüzyıllar boyunca onlarca kuşatmaya direnebilmiş dünyadaki tek şehirdi. Şehir içinde ise meşhur Grandük Notaras’ın "Konstantiniyye’de Kardinal külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederim" sözü, Bizans’ın içindeki derin inanç ve yönetim krizini özetliyordu. 6 Nisan 1453 sabahı ilk top atışlarıyla kuşatma resmen başladı. Genç Sultan Mehmed, ordunun başında sefere çıkarken ve tüm bu aşılmaz surlara karşı hazırlık yaparken gücünü sadece askeri dehasından değil, Allah'ın yardımına olan sarsılmaz inancından alıyordu.
Zafere Olan İnancı Destekleyen Ayet-i Kerime: "Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a güvenip dayansınlar." (Âl-i İmrân Suresi, 160. Ayet)
Karadan Yürüyen Gemiler: Haliç’te Bir Gece Mucizesi
Kuşatmanın en kritik ve ümitsiz anları Nisan ayının ortalarında yaşandı. Surlar Şahi toplarıyla dövülüyor ancak Bizanslılar geceleri surları hızla onarıyordu. 20 Nisan'da Papa'nın gönderdiği 4 Ceneviz yardım gemisi Osmanlı donanmasını yararak Haliç'e girmeyi başardı. Bu durum Osmanlı ordusunda büyük bir moral bozukluğuna yol açtı. İşte tam bu kırılma noktasında Genç Sultan, askeri tarihin en çılgın planını devreye soktu: Gemiler karadan yürütülecekti. Tophane rıhtımından başlayıp Kasımpaşa’ya uzanan hat boyunca ağaçlar kesildi, üzerlerine zeytinyağı ve hayvan yağları sürülerek kızaklar hazırlandı. 21 Nisan'ı 22 Nisan'a bağlayan gece, 70'e yakın Osmanlı gemisi insan ve hayvan gücüyle karadan yürütülerek Haliç’e indirildi. Sabah gözlerini açan Bizanslılar, Türk gemilerini Haliç'te görünce şehrin düşeceğini anladılar; psikolojik üstünlük tamamen Osmanlı'ya geçmişti.
Zorlukların Ardındaki Kolaylığı Müjdeleyen Ayet-i Kerime: "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirâh Suresi, 5 ve 6. Ayetler)
Son Hücum ve Surlarda Açılan Gedikler
Mayıs ayının sonuna gelindiğinde her iki taraf da bitkin düşmüştü. Sultan Mehmed, İmparator'a şehri kansız teslim etmesi durumunda Mora'nın yönetimini teklif etti ancak bu teklif reddedildi. Artık tek çare topyekûn bir genel taarruzdu. Büyük hücum öncesi Osmanlı ordugahında binlerce meşale yakıldı, tekbir sesleri göğe yükseldi. 29 Salı günü şafak vaktiyle birlikte son hücum başladı. Fedailer ve ardından yeniçeriler surlara yüklendi. Savaşın seyrini değiştiren olaylardan biri de, Topkapı surlarında açık unutulan veya zorlanan "Kerkoporta" adlı küçük bir tahliye kapısından Osmanlı askerlerinin içeri sızması oldu. Ulubatlı Hasan ve arkadaşları, yoğun ok yağmuruna rağmen surların tepesine çıkarak Osmanlı sancağını dikmeyi başardılar. Bu sancak, Bizans savunmasının tamamen çökmesine neden oldu.Mücadelenin ve Sabrın Önemini Belirten Ayet-i Kerime: "Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, cihada hazır olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşasınız." (Âl-i İmrân Suresi, 200. Ayet)
Çağ Kapatıp Çağ Açan Gün: 29 Mayıs 1453
29 Mayıs 1453 öğleden sonra, Sultan II. Mehmed muhteşem bir alayla Topkapı’dan şehre girdi. Doğrudan şehrin kalbi olan Ayasofya’ya gitti. Mabede sığınmış olan korku içindeki Bizans halkına ve din adamlarına can, mal ve inanç özgürlüğü garantisi verdi. Ayasofya'nın eşiğinde secdeye kapanarak şükür duası etti ve bu ulu mabedin camiye dönüştürülmesini emretti. İstanbul’un fethiyle birlikte Doğu Roma İmparatorluğu tarihe gömüldü. Orta Çağ kapandı ve Yeni Çağ başladı. Sultan Mehmed, bu fetihten sonra "Fatih" unvanını aldı. Bu fetih, İslam'ın izzetini ve hakiki zaferini tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyordu.
Büyük Fethi ve Zaferi Müjdeleyen Ayet-i Kerime: "Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih ihsan ettik." (Fetih Suresi, 1. Ayet)
İstanbul’un Fethinin Dünya Tarihine Etkileri
İstanbul'un fethi sadece Türk tarihi için değil, dünya tarihi için de küresel bir domino etkisi yarattı. İpek ve Baharat yollarının tamamen Osmanlı kontrolüne geçmesi Coğrafi Keşifleri başlattı. Şehirden kaçan Bizanslı bilim insanları Rönesans akımının doğmasında büyük rol oynadılar. Devasa Şahi toplarının en güçlü kaleleri bile yıkabileceği gerçeği, Avrupa'daki feodal beyliklerin sonunu getirdi. İlahi kaderin tecelli ettiği bu fetih, yeryüzündeki tüm dengeleri kökten değiştirmişti.
Mülkün ve Gücün Gerçek Sahibini Hatırlatan Ayet-i Kerime: "De ki: 'Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden mülkü geri alırsın. Dilediğini aziz kılarsın, dilediğini zelil kılarsın. Hayır yalnız senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.'" (Âl-i İmrân Suresi, 26. Ayet)
Son Söz: Fethin Ruhunu Anlamak
İstanbul’un fethi, sadece askeri bir başarı değil; inancın, bilimin, lojistiğin ve geleceği okuma becerisinin zaferidir. Fatih Sultan Mehmed Han'ın "Ya ben İstanbul'u alırım, ya İstanbul beni" vizyonu, bugün de bizlere hedeflerimize ulaşırken ne kadar kararlı ve yenilikçi olmamız gerektiğini öğreten en büyük mirastır. İstanbul'un fethinin yıldönümünde, bu toprakları bizlere vatan kılan Fatih Sultan Mehmed Han’ı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Dost Yurdu
istanbulun fethi, 1453 istanbulun fethi, fatih sultan mehmed, istanbulun fethi hadisi, ayetlerle istanbulun fethi, gemilerin karadan yürütülmesi, tarih yazıları, osmanlı tarihi, dini tarih yazıları, blogspot tarih makalesi
#İstanbulunFethi #Fetih1453 #FatihSultanMehmed #Feth-iMübin #1453Konstantiniyye #Konstantiniyye #HadisiŞerif #FetihSuresi #Seyyah20 #OsmanlıTarihi #TarihteBugün #ÇağAçanDeha #GününYazısı #TarihVeİslam #Dost Yurdu #BlogYazısı #ForumÖzel #MüjdeBüyükKomutan #UlubatlıHasan









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Yazma Kuralları !
1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya
2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.
3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.
4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.
5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.
6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..
Dost Yurdu Radyo