Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıp konforumuzu artırırken, ne yazık ki ruhlarımızı derin bir yalnızlığa ve kalıcı bir huzursuzluğa mahkûm ediyor. Fiziken her şeye sahip olduğumuz, ruhen ise hep bir şeylerin eksikliğini çektiğimiz bu çağda, kaybolan iç huzurumuzu nerede arayacağız?
1. Kalbin Şifası ve Gerçek Huzur
Modern psikoloji, anksiyete ve stresle başa çıkmak için zihni boşaltmayı, nefes egzersizlerini ya da anı yaşamayı öneriyor. Bunlar elbette kıymetli yöntemler olsa da, kalbin derinliklerindeki o büyük boşluğu kalıcı olarak doldurmaya yetmiyor. Çünkü insan kalbi, fıtratı gereği kendinden daha büyük, sonsuz ve sarsılmaz bir güce dayanma ihtiyacı hisseder.
Rabbimiz bu gerçeği asırlar öncesinden kalplerimize şöyle fısıldıyor:
"Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." (Ra'd Suresi, 28)
Zikir, sadece dille yapılan bir tesbihat değil; Allah'ın her an yanımızda olduğunu, bizi gördüğünü ve her şeye gücünün yettiğini kalbe hatırlatmaktır. En büyük anksiyete sebebi olan "yapayalnızlık ve çaresizlik" hissini kökünden kazıyan yegane şifa, bu ayetin bilincine varmaktır.
2. Doğru Tevekkül Neydi? (Çalışmak ve Teslim Olmak)
Modern insan, hayatındaki her şeyi kendisi kontrol etmek istiyor. Yarın ne olacağını, kariyerini, çocuklarının geleceğini, hava durumunu, hatta insanların onun hakkında ne düşüneceğini bile milim milim planlamaya çalışıyor. Kontrol edemediği alanlarla karşılaştığında ise büyük bir panik ve stres başlıyor.
Oysa İslam’ın bize sunduğu "tevekkül" kavramı, insanı bu ağır kontrol etme yükünden kurtarır. Tevekkül, tembellik edip oturmak değil; elinden gelen tüm çabayı gösterdikten sonra sonucun sorumluluğunu Sonsuz Güç’e bırakmanın verdiği muazzam bir iç konfordur.
Hz. Ömer’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Eğer siz Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz, sabahleyin aç çıkıp akşamleyin tok olarak dönen kuşlar gibi rızıklandırılırdınız." (Tirmizî, Zühd 14)
Kuşlar yuvalarında oturup rızık beklemezler; sabah erkenden uçar, çabalar ve rızıklarını ararlar. Ancak "Yarın aç kalır mıyım?" kaygısı taşımazlar. Bizlerin bugünkü en büyük eksiği, çabalarken kalbimize o kuşların teslimiyetini yerleştirememektir.
3. Hayatın Bir İmtihan Olduğunu Hatırlamak
Bizi strese sokan, uykularımızı kaçıran olaylara bakış açımız, ruh halimizi belirler. Yaşadığımız olumsuzlukları, ters giden işleri birer "felaket" olarak görürsek anksiyeteden kurtulamayız. Fakat bu dünyanın bir ödül yeri değil, bir olgunlaşma ve imtihan alanı olduğunu kabul ettiğimizde yükümüz hafifler.
Bakara Suresi bize bu gerçeği çok net bir şekilde hatırları:
"Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!" (Bakara Suresi, 155)
Bu ayet, başımıza gelen zorlukların başıboş veya anlamsız olmadığını, ilahi bir senaryonun parçası olduğunu söyler. Sınavda karşısına zor soru çıkan bir öğrenci şaşırıp isyan etmez, çünkü oranın bir sınav salonu olduğunu bilir. İşte dünya hayatına bu gözle bakabilmek, anksiyetenin beslendiği "Neden hep benim başıma geliyor?" sorusunu boşa çıkarır.
SON SÖZ
Sevgili Dostlar,
Modern çağ bizi ne kadar daraltırsa daraltsın, göğsümüzü genişletecek bir İnşirah daima vardır. Unutmayalım ki, bu hayatın tüm yükünü zayıf omuzlarımızda taşımak zorunda değiliz. Bizler kuluz; vazifemiz neticeyi belirlemek değil, seferde olmaktır. Rızkın da, geleceğin de, aldığımız her nefesin de sahibi Allah’tır.
Bugün zihniniz bir kaygıyla daraldığında, omuzlarınızdaki yük ağır geldiğinde derin bir nefes alın ve kalbinize şunu fısıldayın: "Hasbünallahu ve ni'mel vekîl" (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir). O bize yettiğinde, dünyanın hiçbir telaşı kalbimizin huzurunu çalmaya yetmeyecektir.
Dost Yurdu
#DostYurdu #Tevekkül #İslamiBlog #Anksiyete #GelecekKaygısı #Huzur #Zikir #İnşirah #Güncelİslam #Blogspot







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Yazma Kuralları !
1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya
2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.
3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.
4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.
5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.
6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..
Dost Yurdu Radyo