"Çocuğuma özgüven kazandırayım derken onu bir 'küçük diktatöre' mi dönüştürüyorsunuz? Modern eğitimin en büyük tuzağı olan aşırı özgüvenin zararlarını, anne-babaya eziyet eden çocukların psikolojisini ve İslam ahlakındaki dengeyi bu yazımızda derinlemesine inceliyoruz."
Günümüz modern eğitim anlayışı, çocuğun her isteğinin yerine getirilmesini ve ona sınırsız bir özgürlük alanı tanınmasını "özgüven" olarak nitelendirme hatasına düşmektedir. Elbette çocuğun kendini ifade etmesi, cesur olması ve yeteneklerinin farkına varması kıymetlidir. Ancak bu süreçte denge korunmazsa, çocuk özgüvenli değil; kural tanımayan, anne ve babasına hükmeden, evin "gizli patronu" haline gelen bir bireye dönüşür.
Kalbin temizliği ve vicdanın huzuru, bir insanın bu dünyada sahip olabileceği en büyük zenginliktir. Bu iki kavram, hem bireysel huzurun hem de toplumsal ahlakın temel taşlarını oluşturur.
"Filtrelerin ve sahte profillerin dünyasında dosdoğru kalabilmek... Ahir zamanın dijital imtihanları karşısında dürüstlüğün önemi, ayet ve hadisler ışığında modern ahlak analizi. Dürüstlük, çağın en büyük devrimidir."
"Fırtınalı ahir zaman denizinde, emanet bilinciyle bir kız çocuğu yetiştirmek... Annenin şefkatli kalesi, iffet eğitimi ve ayet-hadisler ışığında modern çağın zorluklarına karşı manevi bir rehber."
"Modern dünyanın dijital gürültüsünde bir kız çocuğu büyütmek... Annenin manevi kalesi, hayâ eğitimi ve ahir zaman fitnelerine karşı ayet ve hadislerle örülmüş bir rehber. Anne olmak, bir nesli imar etmektir."
İşte ayet ve hadislerle bezenmiş, özellikle kız çocuklarına odaklanan kapsamlı yazı:
Yapay zeka, insanlık tarihinin tekerleğin icadından veya elektriğin keşfinden bu yana karşılaştığı en büyük kırılma noktası olarak kabul ediliyor. Bir yandan tıp, bilim ve sanat alanında devrim yaratırken, diğer yandan "insan olmanın" sınırlarını zorlayan, hatta tehdit eden bir güce dönüşüyor.
İşte yapay zekanın potansiyelini, hayatımıza kattıklarını ve beraberinde getirdiği karanlık senaryoları ele alan kapsamlı bir yazı:
Dijital çağın labirentlerinde, kadim geleneklerin sarsıldığı ve "baba" figürünün yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasındayız. Ahir zamanın getirdiği manevi ağırlık ile dijital çağın getirdiği teknolojik hız arasında sıkışmış bir neslin babası olmak, belki de insanlık tarihinin en karmaşık sınavlarından biridir.
İnsanlık tarihi boyunca "babalık" kavramı hep bir kale, bir sığınak ve bir rızık kapısı olarak tasvir edildi. Ancak bugün, ne o kalenin surları eskisi kadar korunaklı ne de sığınağın kapıları dış dünyaya kapalı. İçinde bulunduğumuz dijital çağ, kadim geleneklerin sarsıldığı, değerlerin dijital kodlarla yeniden yazıldığı bir ahir zaman manzarası sunuyor. Bugün baba olmak; sadece bir evi geçindirmek değil, ekranların ardındaki uçsuz buçsuz bir evrende evladının ruhunu kaybetmemesi için nöbet tutmaktır.
Selamün aleyküm kıymetli dostlar,