"Çocuğuma özgüven kazandırayım derken onu bir 'küçük diktatöre' mi dönüştürüyorsunuz? Modern eğitimin en büyük tuzağı olan aşırı özgüvenin zararlarını, anne-babaya eziyet eden çocukların psikolojisini ve İslam ahlakındaki dengeyi bu yazımızda derinlemesine inceliyoruz."
Bu konu, günümüz ebeveynlerinin "özgüvenli çocuk yetiştireyim" derken en çok düştüğü tuzaklardan biri. Çocukta özgüven ile "narsisizm" veya "sınırsızlık" arasındaki çizgi kaçınca, çocuk evde bir birey veya evlat gibi değil, adeta bir "küçük diktatör" gibi davranmaya başlıyor.Günümüz modern eğitim anlayışı, çocuğun her isteğinin yerine getirilmesini ve ona sınırsız bir özgürlük alanı tanınmasını "özgüven" olarak nitelendirme hatasına düşmektedir. Elbette çocuğun kendini ifade etmesi, cesur olması ve yeteneklerinin farkına varması kıymetlidir. Ancak bu süreçte denge korunmazsa, çocuk özgüvenli değil; kural tanımayan, anne ve babasına hükmeden, evin "gizli patronu" haline gelen bir bireye dönüşür.
Özgüven mi, Yoksa Benlik Kibri mi?
Gerçek özgüven, insanın kendi sınırlarını bilmesi ve başkalarının haklarına saygı duyarak kendini gerçekleştirmesidir. Aşırı özgüven (narsisistik eğilimler) ise çocuğun dünyayı sadece kendi etrafında dönen bir yer sanmasıdır. Eğer bir çocuk evde anne ve babasına "eziyet" ediyor, onlara emir veriyor ve hayır cevabını bir savaş ilanı olarak görüyorsa, burada inşa edilen şey özgüven değil, kontrolsüz bir benlik kibridir.
İslam ahlakı bu konuda bize muazzam bir denge sunar. Peygamber Efendimiz (S.A.V) çocukları çok sever, onlarla şakalaşır ve onlara değer verirdi. Ancak bu değer, hiyerarşiyi ve saygıyı yok etmezdi. Kur’an-ı Kerim’de anne ve babaya hürmet o kadar kutsal bir yere konulmuştur ki, Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
"Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne-babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara 'öf' bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle." (İsrâ Suresi, 23)
Evde "patron" gibi davranan, anne ve babasına "öf" dedirten, hatta onları kendi isteklerinin kölesi yapan bir çocuk, bu ilahi uyarının tam zıttı bir istikamette büyüyor demektir.
Evin Patronu Kim? Sınırların Gücü
Bir çocuğun kendini güvende hissetmesi için sınırlara ihtiyacı vardır. Sınırsız özgürlük, bir çocuğun omuzlarına taşıyamayacağı kadar ağır bir sorumluluk yükler. Eğer evde kuralları çocuk koyuyorsa, o evde huzur değil, kaos hakim olur. Anne ve babanın çocuk üzerindeki otoritesini (şefkatli bir otoriteyi) kaybetmesi, çocuğun sosyal hayatta da hırçınlaşmasına, arkadaş edinememesine ve sürekli mutsuz olmasına neden olur.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır:
"Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir miras bırakmamıştır." (Tirmizî, Birr, 33)
Buradaki "güzel terbiye", çocuğun nerede duracağını, nerede susacağını ve kime saygı göstereceğini bilmesidir. Çocuğa her istediğini almak veya her dediğine "evet" demek onu sevmek değil, onun gelecekteki karakterine zarar vermektir.
Aşırı Özgüvenin Getirdiği Zararlar
Doyumsuzluk: Her isteği anında karşılanan çocuk, hayattaki küçük mutlulukları göremez hale gelir. Sürekli daha fazlasını ister.
Saygı Kaybı: Anne ve babasını birer "hizmetli" gibi gören çocuk, dış dünyadaki otorite figürlerine (öğretmen, yönetici, kanun) karşı da uyumsuz olur.
Yalnızlık: Kendi isteklerini başkalarının haklarından üstün gören bireyler, sosyal çevrelerinde "itici" bulunurlar ve zamanla yalnızlaşırlar.
Manevi Boşluk: Kendi nefsini ilahlaştıran ve kimseye hesap vermeyeceğini düşünen bir ruh, tevazu ve kulluk bilincinden uzaklaşır.
Sonuç: Şefkatle Harmanlanmış Otorite
Çocuklarımıza özgüven verirken, onlara "emanet" olduklarını ve bu dünyanın bir nizamı olduğunu öğretmeliyiz. Onları severken şımartmamalı, değer verirken anne-babalık makamımızı sarsmamalıyız. Unutmamalıyız ki; çocuk evin patronu değil, evin neşesidir. Anne ve baba ise evin yöneticisi ve rehberidir.
Çocuklarımıza şu bilinci aşılamalıyız: Sen değerlisin ama dünyadaki tek değerli varlık sen değilsin. Hakların var ama sorumlulukların da var. Özgürsün ama başkasının özgürlüğünün başladığı yerde durmalısın.
Geleceğin dünyasında "ezilen anne-babalar" değil, saygı ve sevgiyle yoğrulmuş, sınırlarını bilen ve haddini bilen nesillere ihtiyacımız var. Çünkü haddini bilmek, en büyük özgüvendir.
Dost Yurdu
#çocukeğitimi #özgüven #aileiçiletişim #modernbebeveynlik #çocukpsikolojisi #annebabahakkı #sınırkoyma #pedagoji #islamiahlak #terbiye #haddi̇ni̇bi̇lmek #evdekiotori̇te #narsisizm #hadislerleeğitim #manevigelişim







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorum Yazma Kuralları !
1- Küfürlü, Sataşmacı, Spam veya Reklam İçeren Yorumlar Yapmamaya
2-Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına Spam veya Reklam İçeren Yorumlar olmamasına özen gösteriniz.
3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya dikkat ediniz.
4- Cevap yazma süresi değişiklik gösterebilir.
5- Yorumlarınız Yönetici Onayından Geçtikten Sonra Yayınlanacaktır.
6- Anlayışınız için TEŞEKKÜRLER..
Dost Yurdu Radyo